3 Ocak 2008

Muhakeme..




Yıl 2005.İstanbul 4. ağır ceza mahkemesinde sahte rakı imal etmek suçundan açılan davada sanıkların sorgusu yapılıyor.Sanık;
—……… lokantalardan filan topladığımız şişelere yaptığımız rakıları doldurduk.
Mahkeme başkanı;
—Alınan parmak izi örneklerinde hem sizin hem de sabıkalı başka kişilerin parmak izi var.
Sanık;
— Doğrudur.
Mahkeme başkan;
— Bu ne pislik, bari şişeleri yıkayıp doldursaydınız.



Dava: Uyuşturucu kaçakçılığı:
Sanık: Takriben 65 yaşında bir amca
Yer: Ağır ceza mahkemesi
Olay: Amcanın ahırı ağzına kadar marihuana dolu olarak bulunmuştur.
Hakim - Amca anlat bakalım ne oldu ?.
Sanık - İçiciyim ben reisim.
Hâkim - Nasıl yani? Bir ahır dolusu esrarı mı içecektin ?.
Sanık - Yazları yetiştirir ve biriktiririm. Kışları da içerim hakim bey.
Hâkim - (kahkahalar) kapatırım seni ahıra, kapına da iki jandarma koyarım, yaza kadar o otu
bitiremezsen sonra görüşürüz.


Dava: Tarihi eser kaçakçılığı
Yer: Ağır ceza mahkemesi
Olay: Arabanın bagajında roma dönemi büstler yakalanmıştır.
— Anlat bakalım Osman?
— Tarlamı sürerken bu kafaları buldum hâkim bey, tam müzeye teslim etmek üzere yola
çıkmıştım ki tutuklandım. Masumum hâkim bey, tahliyemi isterim.
— Osmannnn. Osmannnnnnn. Hatay'da bulduğun kafaları neden İstanbul’daki müzeye teslim
etmeye çalışıyorsun!!


Yer: Beykoz adliyesi yeni TCK’n un 233/2. maddesi uyarınca hamile sevgiliyi terk edene hapis cezası verilebilecek olması nedeni ile şikayette bulunmak için savcıya giden avukat meslektaşımıza;
— Nedir bu avukat hanım?
— Sevgilisinin hamile olduğunu bildiği halde terk eden şüpheli hakkında suç duyurusunda
bulunacaktım.
— Allah Allah. (kâtibe seslenir)yeni TCK’yi getirin. Evet burada varmış madde. İlk defa karşıma
çıkıyor.
— Ya yeni bir madde.
— Bu çocuk evlilik dışı mı şimdi?.
— Evet.
— Burası İstanbul.



1940'lardan aktarılan bir anı:
Yaşlıca bir Rum kadıncağız sanık kürsüsünde durmaktadır. Duruşma uzadıkça uzar. Kadıncağız şişmanlığı ve yaşı nedeniyle, mahalle karısı misali, tanık kürsüsüne yaslanıp belini kırarak ağırlığını bir tarafa vererek durur.
Hâkim: "Hanım düzgün dur!" (sertliğiyle bilinen bir hakimdir) beş dakika sonra kadıncağız dikilmekten yine yorulur, bu sefer ağırlığı öbür tarafa vererek bükük durur.
Hâkim: "hanim düzgün dur!" Kadıncağız tekrar toparlanır. Bu olay birkaç kere tekrarlar. En sonunda Hâkim yine: "hanim düzgün dur!" deyince kadıncağız lafı patlatır:
—Aa yeter bea! Mahkeme mi yapıyoruz, fotogiraf mi çektiriyoruz?



Bir avukat Amerikan filmlerine özendiği için midir, Öz Türkçeci olduğu için midir? Bilinmez bir duruşma boyunca hâkime “Yargıcım" deyip durur. Hani "Sayın Yargıç" değil de "Yargıcım"
diyor ki biraz daha Türk ananelerine uysun, Hakim bu hitabeti garipsemesin. Bir, iki, üç beş derken Hâkim en sonunda:
— Ayıp oluyor ama Avukat Bey! der.
Avukat şaşırmıştır;
— Ne oldu ki?
Hâkim:
— Yaşça büyük olabilirsiniz ama biz de Hâkimiz bir yerde! Deminden beri Yavrucum deyip
duruyorsunuz. Yeter ama!

Hâkim:
— Müvekkiliniz neden boşanmak istiyor avukat hanım?
—Karşı taraf ile aralarında düşünce farklılıklarından kaynaklanan şiddetli geçimsizlik bulunuyor
sayın Hâkim.
Hâkim:
— Tabi, biri Aristo diğeri Descartes çünkü.


Bu da Amerikan mahkemesinde yaşanmış bir çapraz sorgu diyalogudur:
Avukat: Kişi size getirildiğinde hayatta mıydı?
Doktor: Hayır ölmüştü.
Avukat: Bundan nasıl emin olabiliyorsunuz?
Doktor: Çünkü beyni önümdeki bir kavanozun içinde duruyordu.
Avukat: Bu durumda dahi kişinin yaşıyor olma ihtimali yok mu?
Doktor: Var tabi. Hatta şu anda bir yerlerde avukatlık yapıyor olabilir.

Hiç yorum yok:

Add to Google Reader or Homepage  Subscribe in a reader Powered by FeedBurner EkleBunu Sosyal paylaşım Butonu Subscribe with Bloglines Blog Directory Crude Humor Blogs - BlogCatalog Blog Directory Subscribe in NewsGator Online Add to The Free Dictionary

EL SANAT OUR BEAUTIFUL HOUSE&GARDEN

Information

Fıkra Sevenlere.. - Blogged Blog Directory - OnToplist.com

İzleyiciler

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails