27 Aralık 2007

Eller..


Yanındaki sormuş:
— Dostum senin sıkkın bir halin var.
— Evet, karım canımı sıkıyor. Hangi yarışa girsek beni geçiyor, yeniyor. Jogging, bowling,
tenis, bezik. Aklına ne gelirse...
— Sana bir fikir vereyim, demiş öteki, karını çiş yarışmasına davet et bu defa mutlaka sen
kazanırsın.
Hımbıl adam sevinçle evin yolunu tutmuş.
Karısına;
— Var mısın bu yarışa?
—Varım!!.
İçebildikleri kadar bira içmişler ve gecenin karanlığında yarışmak için bahçeye çıkmışlar. Önce hanımefendi çişini yapmış. Şöyle bir metre kadar bir uzaklığa ulaşmış. Sıra adama gelmiş. Tam başlayacak:
— Yooo!!
— Niye ne oldu?
— Elleri kullanmak yok!...

Lazmisun?



Bir gün Rizeli arkadaşımla gecenin bir yarısı; Bursa’dan Mudanya’ya gidiyorduk. Yolda trafik polisi durdurdu, kontrol yaparken arabayı kullanan arkadaşıma;
— Sende mutlaka silah vardır, göster seni bırakayım.
Arkadaşım;
— Polis sen değil misin? Sen ara bul o zaman!
Sinirlenen memur arabanın bagajı, koltuk altı, torpido gözü vs..arabanın her yerine baktı,baktı..Tabi bir şey bulamadı. Sinir katsayısı artık konuşmalarına yansıyan memur, biraz da tehditkar;
— Bana silahı çıkar, yoksa fena olur!
Bunun üzerine Rizeli arkadaş;
— Allah Allah!! Kardeşim sen Laz mısın?
Polis;
— Evet, nereden bildin? Trabzonluyum.
— Hiiçç, üzerimi aramadın da!
*****

Temel karısı Nataşa'ya gerdek gecesi sormuş:
—Birlukte uyuduğun ilk erkek pen miyum?
Nataşa kıkırdamış..
— Uyursan evet!
*****


Temel'e sormuşlar:
— Aptal mı, güzel mi olmak istersin?
— Cuzelluk geçicidur,

*****

Temel'e hocası sormuş:
— 1881’de ne oldu?
— Atatürk dogdi.
— 1914’de ne oldu?
— Atatürk 33 yasina basti.

*****

Fadime ile Temel Büyükada'da dolaşıyorlarmış.
Bir martı Temel'in kafasına pislemiş.
Fadime:
—Temel, git şu tuvaletten biraz tuvalet kâğıdı al!
Temel:
—Gerek yoktir. Kuş, çoktan uçup gittu.

Uyanık


Adamımız alkollü olarak Boğaz’dan evine dönerken, sanırım Beylerbeyi'nde trafik ekipleri tarafından alkol kontrolü için araç kuyruğuna sokulmuş. Sırasının gelmesini beklemeden motoru durdurup inmiş, arka koltuğa geçmiş...
Derken öndeki sırası gelen araç gitmiş. Trafik polisi gelip, arka koltukta oturan bizimkine;
— Beyefendi, şoförünüz nerede? Aracınızı ilerletin lütfen!!
Bizimki de şaşkın ve üzgün bir ifadeyle;
— Memur bey, ben de şaşkınım. Siz bizi alkol kontrolü kuyruğuna sokunca, benim şoför aracı bırakıp kaçtı. Demek alkollüymüş.
Trafik polisi şaşırmış;
— Siz geçin direksiyona. Aracınız yolu tıkıyor!!
Bizimki,
— Olmaz, ben alkollüyüm. Araç kullanamam! diye direnince, polis;
— Ziyanı yok. Bu defalık görmezden geliriz, diye zorlamış.
Zorla direksiyon başına geçirilen bizimkine trafik polisi;
— Teşekkür ederiz!

Eldiven..:))


Genç adam yeni tanıştığı kız arkadaşına hediye vermek istemişti. Bu ona alacağı ilk hediye olacaktı. Bu yüzden fazla özel bir şey seçmemeye karar verdi. Ama alacağı şey biraz da romantik olmalıydı. O gece birlikte çiseleyen karın altında yürürken avucunun içinde ısıtmaya çalıştığı elleri hatırladı ve eldiven almaya karar verdi.
Alışverişe bu tür işlerde becerikli olan kız kardeşini de yanına alarak çıktı. Bir büyük mağazadan içi kürklü bir çift beyaz eldiven aldılar.Kız kardeşi de kendine bir çift dantelli külot aldı. Mağazadaki paketleme sırasında bir karışıklık oldu. Eldiven kız kardeşinin paketine girdi, külotlar da mağazanın özel kuryesiyle kız arkadaşının evinin yolunu tuttu.İçindeki romantik notla birlikte....
Sevgilim,
Geçen akşam seninle çıktığımızda bunlardan giymediğini fark ettim. Eğer kız kardeşimle beraber olmasaydım ben uzun ve düğmeli olanlarını alırdım, ama kardeşim kısa ve düğmesiz olanlarından kullanıyor. Çıkarması daha kolay oluyormuş... Renginin açık olması çabuk kirleneceği izlenimini veriyor. Ancak bunları satın aldığım bayan tezgahtar bana kendisininkini gösterdi. Üç haftadır kullanıyormuş. Yakından baktım hiç kirlenme yoktu. Tezgâhtar bayandan bir şey daha rica ettim. Seninkileri giyip nasıl durduğunu, bana üzerinde göstermesini istedim. Hemen giydi. Çok şık duruyor. Elimi uzattım, okşar gibi sıktım. Ele de çok hoş geliyor, keşke bunları ilk giydiğinde yanında olup sana yardım edebilseydim. Seninle buluşuncaya kadar birçok yabancı elin ona dokunacağını düşünmek beni üzüyor. Çıkardığın zaman içi biraz nemli olabilirmiş.O zaman üfleyerek havalandırman gerekiyormuş. Önümüzdeki günlerde bunları nasıl avucumun içine alıp, nasıl defalarca öpeceğimi düşünüyorum.
Cuma akşamki buluşmamızda giymeyi unutma.
Sevgilerimle.
NOT: Giydikten sonra üstten aşağı kıvırarak biraz tüy görünmesini sağlamak, son günlerde modaymış.

26 Aralık 2007

Çocuk Kalanlar..



— Gel oğlum kalk bakalım tahtaya, sana bir sorum var.
— Buyurun, sorun tabii öğretmenim,
— Canlılar kaça ayrılır?
— Dörde ayrılır öğretmenim...
— Bana yanlış gibi geldi ama say bakalım...
— Bitkiler, Hayvanlar, İnsanlar, Çocuklar...
— Çocuklarda insan değil mi oğlum?
—Haklısınız, o zaman canlılar üçe ayrılır öğretmenim...
— Peki, simdi yeniden say bakalım.
— Bitkiler, Hayvanlar ve Çocuklar...
— Oğlum peki, insanlara ne oldu?
— Düşünebilenleri hep çocuk kaldılar, düşünemeyenleri de zamanla hayvanlaştılar
öğretmenim.

24 Aralık 2007

Hiç'im..


Devrin valisi emrindeki yöneticiler ile atının üstünde şatafat içinde girer şehre... Yol kenarlarında insanlar iki büklüm el pençe divan selamlarlar Vali'yi...
Bütün bu şatafatlı itaat gösterileri arasında valinin gözleri, bir sokağın köşesinde yere çökmüş olan ve etrafındaki hiçbir şey ile ilgilenmeyen bir adama takılır... Perişan kılıklı, saçı sakalına karışmış bu adamın olduğu yere sürer atını Vali... Atının üstünden inmeden, vakur ve sert bir ses tonu ile bağırır adama;
—Behey adam, herkes benim şehre gelişimi el pençe karşılarken sen kimsin ki yerinden bile kıpırdamıyorsun?
Perişan kılıklı adam istifini hiç bozmadan, sakallarının ve uzun saçlarının arasından beli belirsiz gözüken gözlerini valiye çevirerek:
—Ben hiçim..
Vali daha da hiddetlenir;
—Ne demek hiç!! Senin bir adın, şanın unvanın yok mu bre adam!!
—Senin var mı?
Vali iyice şaşırır ama cevaplar,
— Gafil!! Nasıl tanımazsın, ben valiyim.
Adam aynı ses tonu ile sorar yine...
—Peki, daha sonra ne olacaksın?
—Sadrazam olacağım..
—Peki, daha sonra?
—Padişah olacağım...
—Peki ya daha sonra?
Kısa bir an duraksar vali ve
—“Hiç” der...
Perişan kılıklı adam, sadece gülümser..

Kol Ağrısı..


Adamın biri işyerindeki kantinde arkadaşıyla yemek yerken
— Kolumun ağrısından ölüyorum. Doktora gitsem iyi olacak, diye arkadaşına dert yanmış. Arkadaşı da;
— Yahu ne gerek var.İlerde köşedeki marketin çıkışında yeni bir bilgisayarlı cihaz koydular.
Üç dolara bir jeton alıyorsun kasadan, atıyorsun, yanında getirdiğin idrar örneğini açılan kapaktan içeri veriyorsun, on saniye sonra sonucu ve tedavi için yapman gerekenleri öğreniyorsun..Göreceğin gibi ucuz ve çabuk, diye de eklemiş.
Adam hemen bir kaba idrarını doldurup arkadaşının dediğini yapmış ve bilgisayar 10 sn. içinde
yazılı olarak karşılık vermiş;
- Kolunuzda bir cins eklem ağrısı olan Teniselbo oluşmuş.. Sıcak suya koyun, ağır işlerden
kaçının, iki hafta sonra düzelecektir.
Memnun ve mutlu eve dönen adam, bir yandan bilgisayarın dediğini uygularken bir yandan da muzırca düşüncelere kapılıp bu akıllı cihazın nasıl aldata bileceğini düşünmeye başlamış.
Ertesi gün olunca bir miktar çeşme suyuna köpeğinden alınmış bir idrarı koymuş, üstüne bir şekilde elde ettiği karısının ve kızının idrar örneklerini eklemiş. Tüm bu karışımın üzerine bir de mastürbasyon yapıp doğru cihazın yanına varmış. Jetonu atıp kabı makineye vermiş, on saniye sonra cihazdan yazılı yanıt gelmiş.
1. Çeşme suyunuz çok kireçli. Bir filtre cihazı almayı düşünün
2. Köpeğinizde kene var. Eczaneden özel bir şampuan alıp köpeğinizi yıkayın.
3. Kızınız kokain bağımlısı. Bir psikiyatri kliniğine yatırın.
4. Karınız hamile. İkizler. Sizden değil. iyi bir avukat bulun.
5. Kendinizi bu yolla tatmin etmeyi bırakmazsanız kolunuz iyileşmez...

17 Aralık 2007

Görsün!!


Sokakta dolaşırken yanıma pasaklı, pejmürde görünüşlü, muhtemelen evsiz bir bayan yaklaştı ve akşam yemeği için bir kaç dolar vermemi istedi.
Cüzdanımdan 10 dolar çıkardım ve sordum:
— Eğer bu parayı sana verirsem, bununla
akşam yemeği yerine şarap alır mısın?
— Hayır, yıllar önce içkiyi bıraktım.
— Bu parayla yiyecek almak yerine alış verişe
gider misin?
— Hayır, alış veriş için boş zamanım yok. Tüm zamanımı yaşamda kalmak için harcıyorum.
— Bu parayı yiyecek almak yerine güzellik salonunda harcamaya ne dersin?
— Deli misin, 20 yıldır saçlarımı yaptırmıyorum.
— Pekâlâ. Sana bu parayı vermeyeceğim. Onun yerine seni, kocamla birlikte akşam
yemeğine restorana götüreceğim.
Evsiz bayan çok şaşırdı;
— Bunu yaptığın için kocan sana kızmaz mı? Çok kirliyim ve muhtemelen iğrenç
kokuyorum.
— Sorun değil. Önemli olan; kocamın alışverişten, kuaförden ve şaraptan vazgeçen
kadınların neye benzeyeceğini görmesi.

15 Aralık 2007

İktidar..


İktidarsızlığını kabullenemeyen adam bir türlü doktora gitmez. Kadın bir doktora gider sonunda ve derdini anlatır.. Doktor, kadına bir paket toz verir ve:
— Bunu yemeklerine koyarsan sorun çözülür, der.
Adam akşam gelir gelmez;
— Hadi hanım, bu akşam yemeği dışarıda yiyoruz.
Giderler balıkçıya. Izgara lüfer ısmarlarlar. Kadın "Tuvalete" diyerek masadan kalkıp ızgaranın yanına gider ve ustaya;
— Kusura bakmayın, kocam hasta, onun balığına bu tozdan eker misin?
— Peki, der usta.
Salata gelir, ama balıklar bir türlü gelmez. Onlardan sonra gelenleri de yer bitirirler. Adam öfkelenir, doğru ızgaraya giderek ustaya;
— Nerde yahu bizim balıklar? Bizden sonra gelenlerinki geldi, bizimkiler hala yok!,diye bağırır.
Usta da aynı öfkeyle karşılık verir..
— Başlarım balığına!! Bir saatten beri senin balığı yatırıyorum ızgaraya.. Balık anında dikiliyor.. Ben yatırıyorum o dikiliyor..

Popo..


Evleneli 15-20 sene geçmişti..Kadın bahçede eğilmiş fide ekerken kenardan izleyen kocası;
— Hanım hanım! Ne kadar şişmanladığının farkında mısın? İddiaya girerim, popon şu bahçe ızgarasının altındaki mavi gaz tüpünden aşağı kalmıyor...
Seslenmekle de kalmadı. İçerden mezurayı getirdi. Önce tüpü sonra karısının poposunu ölçtü..
— Bak! İkisi de nerdeyse aynı.
Kadın sesini çıkarmadı. Bütün gün de somurttu oturdu.
Gece yatağa girdiklerinde adam kıkırdadı;
— Ne dersin bir sevişmeye.
Kadın sırtını döndü kocasına, yatağın öbür ucuna yuvarlanırken ve de mırıldandı:
- Manyak mısın sen..Ufacık bir sosis için koca ızgara yakılır mı?

Temelce..


ARKADAŞIN OLDUĞUM İÇİN Mİ?
Adamın biri karadenizli arkadaşına 'eşek' demiş.
Karadenizli sormuş :
-Eşek olduğum için mi arkadaşınım; yoksa arkadaşın olduğum için mi eşeğim?


ARİTMETİK
Aritmetik öğretmeni Temel öğrencilerinden şikayet ediyormuş :
—Derste peş kere peş kaç ediy, diye sorayrum, kırk cevapı alayrum. Halbuki peş kere peş yirmi peş, pilemedun otuz..



AŞAĞISI BİR İŞ DÜŞÜNÜYOR
Karadenizliye sormuşlar :
—Neden baştaki saç ağarıyor da, aşağıdaki ağarmıyor?
—Aşağısı bir iş düşünüyor, yukarısı bin iş düşünüyor ya ondan..



BENDE BAŞARILI BİR ERKEĞİM
Karadeniz'in erkekleri köy ve kasabalarda genelde önden giderler. Hanımları da bir kaç adım geriden onları takip ederdi. Trabzon'a gelen Musa Ağacık önden giden adamı görünce dayanamaz durdurarak sorar:
—Beyefendi, sana demokrasi ve hak adına bir soru soracağım.
—Buyur sor?
—Şu geriden gelen teyze hanımınız mı?
—Evet, ne olmuş?
—Demokrasi ve hak adına sen bu vaziyetten utanmıyor musun? Sen önde hanımın arkada.
—Niye utanayım ki? Her başarılı erkeğin arkasında bir hanım yok mudur?
—Vaaar!
—Eeee! Bende başarılı bir erkeğim.


BAYRAM NAMAZI

Bir gün Temel'in abisi ölür..Cenaze namazı kılınırken Temel namazı kılmaz bir köşede oturur. Bunu gören Dursun:
— Ula Temel sen niye cenaze namazı kilmaysun.
— Ben cenaze namazı kilmayi bilmeyrum
Aradan iki hafta geçer..Temel’in kaynanası ölür..
Cenaze namazında Temeli en ön safta görür, namaz sonunda:
— Ula Temel sen hani cenaze namazı kimayi bilmeydun?
- Hacan bu cenaze namazı degildur, bayram namazidur:)


ANLAMLI ANLAMLI
Karadenizlinin biri hemşerisine anlatıyor:
—Dün belediye otobüsüne bindim; yan koltuktaki adam bilet almamışım gibi bana anlamlı anlamlı baktı.
—Sen ne yaptın?
—Bende bilet almışım gibi anlamlı anlamlı ona baktım.



ARABAM DIŞARIDA
Temel kırtasiye'ye girmiş, tezgahtara :
—Pana pir roman lazum, demiş.
Kırtasiye tezgahtarı sormuş :
—Efendim ağır mı olsun hafif mi?
Temel:
—Farketmez, nasul olsa arabam dısarudadur.


ADAMI GÖZÜMÜN ÖNÜNE GETİRİRİM
Arkadaşı Karadenizliye sormuş:
—Yalnızken kendi kendine konuşma huyun var mıdır?
— Ben kendi kendime konuşmam, adamı gözümün önüne getiririm, öyle konuşurum.

14 Aralık 2007

Hayganos ve Hagop


Hayganos ve Hagop 75 ve 80 yaşlarında, Feriköy'de yaşayan yaşlı bir karı kocadır.
Bir gün Hayganos tombul vücudunu koltuktan ayırarak muzip bir eda ile Hagop'a;
— Hagop Efendi, lakin hatirlorsun evde yalniz kalince bir şeyler yapar idik. Ben yatak odasına gidoorum!
Hagop;
— Heee ka yavrus, geloruum.
Az sonra Hayganus yatak odasından seslenir;
—Hagop efeeeeendiiiii! Gelooorsuun! Şehvetim kaçooor !!
Hagop;
— Heee! Heee! Heee!
Biraz sonra yine Hayganos;
— Hagop efendiiiii lakin geldin, geldin yoksam şehvetim gidoooor!!
Hagop hemen cevap verir;
— Ağzina ettiğimin karisi, sen orada mezar açmiş bekleeeorsun, ben burada ölü diriltooorum...:)))))))))))

6 Aralık 2007

Yemezler!!


Saatlerin geri alınacağını duyan Dursun, evdeki tüm saatleri toplayıp;
— Bunları geri al! diye saatçiye götürmüş.
Saatçi Temel, uyanık bir gülümsemeyle Dursun 'a ..
— Yemezler, bir saat geri alınacak, sadece bir tanesini geri alırım da!!

Şişe..


Psikologa başvuran adam;
- Geceleri uyuyamıyorum efendim, sürekli yatağın altında biri varmış gibi geliyor, yatağın altına iniyorum bu seferde sanki yatağın üzerinde birileri varmış gibi geliyor.
Doktorda ;
- Altı aylık bir çalışma sonucu bu sorunu hallederiz.
— Peki, vizite ücreti ne kadar?
— Seans başı 50 dolar haftada üç seans.
Tabi adam gidiş o gidiş.
Doktor bir kaç ay sonra hastaya sokakta rastlamış gıcık birşekilde gülerek ;
- Ne oldu hastalıktan kurtulabildin mi?
Adam da gülerek;
- Evet hem de bir şişe şaraba hallettim.
Doktor çok şaşırmış ;
- Nasıl yani?
— Sizden çıktıktan sonra birahaneye uğradım, biramı içerken yanımdaki berduşla dertleştik, ona bir şişe şarap ısmarladım o da bana karyolanın bacaklarını kesmemi tavsiye etti.

Maskeli Balo...


Evli bir çift maskeli baloya davetlidir. Dışarıya çıkmak için hazırlanırlarken kadının migreni tutar. Evde kalmak zorundadır. Kocasına, partiye yalnız gitmesini, eğlencesini bozmak
istemediğini söyler. Adam kostümünü giyer ve partiye gider, kadın da iki aspirin alıp yatar. Biraz uyuduktan sonra kendini daha iyi hissederek uyanır ve partiye gidip, kocasına sürpriz yapmaya karar verir. Tam hazırlanırken;
— Acaba ben yanında değilken kocam neler yapıyor? diye düşünür ve kocasının kendisini tanımaması için değişik bir kostüm giyerek partiye gitme kararı alır.
Oraya vardığında bir kenarda onu izlemeye başlar. Kocası arka arkaya değişik kızlarla çok samimi bir biçimde dans etmektedir, nereye kadar gidebileceğini görmek ister.
Kocasına yaklaşır, onunla çok samimi bir şekilde dans etmeye başlar, kulağına dışarıya çıkabileceklerini fısıldar. Arabalardan birine girerek sevişirler ve gece yarısından
önce maskeler çıkarılmadan kadın eve gider, kocasının dönüşünü beklemeye başlar.
Adam sabaha karşı o4.oo sularında eve döner ve doğru yatağa gider.
Kadın :
— Parti nasıldı kocacığım?
— Sensiz hiç eğlenemedim tatlım..
Kadın,
— İnanmıyorum! Bahse girerim çok iyi eğlenmişsindir!
Adam:
— Gerçekten hayatım. Partiye gittiğimde arkadaşlarla sıkıldık, alt kata inip bütün gece poker oynadık. Fakat kostümümü ödünç verdiğim o Allah'ın cezası herif bir eğlenmiş, bir eğlenmiş, anlata anlata bitiremedi.

Sağlık Sigortası:))


Orta yaşlı bir çift, doktora gitmişler. Adam doktora;.
— Sevişirken bizi izler misiniz?
Doktor şaşkın şaşkın bakmış. Demek bir sorunları var. Tıp adamı olarak yardım etmek zorunda. 'Peki' demiş. Çift yatağa uzanmış. Doktor izlemiş ve teşhisi bildirmiş:
— İkiniz de gayet sağlıklısınız. Sevişmeniz fevkalade.
Merak edecek bir şey yok.Viziteniz 100 milyon.Bu da faturanız..Ertesi hafta çift yine gelmiş doktora sevişirken bizi izle diye.Gene izlemiş doktor. Gene sorun yok. Gene vizite 100 milyon.
Her hafta çift randevu alıyor, geliyor, sevişiyor. Parayı ödüyor, çıkıp gidiyor.
Bir türlü bir şey bulamayan doktor sonunda dayanamamış.
— Bana biraz yardımcı olun. Sıkıntınız ne söyleyin?
Adam;
— Herhangi bir sıkıntımız yok. Bir şey bulmanızı da istemiyoruz.Bu kadın evli. Onun evine gidemiyoruz. Ben de evliyim. Benim evime de gidemiyoruz. Hilton geceye 178 dolar istiyor. Sheraton 182 dolar.Buraya ise sadece 100 milyon ödüyoruz. Üstelik SAĞLIK SIGORTAMIZ
bu 100 milyonun 85 milyonunu bize fatura karşılığı geri ödüyor.

Başarı


4 yaşında başarı ..................Pantolonuna işememektir.
12 yaşında başarı...... ...........Arkadaş bulabilmektir.
16 yaşında başarı...... .......... Araba kullanabilmektir.
20 yaşında başarı...... ......... .Seks yapabilmektir.
35 yaşında başarı ............ ....Para kazanabilmektir.
50 yaşında başarı ............ ....Para kazanabilmektir.
60 yaşında başarı ............ ....Seks yapabilmektir.
70 yaşında başarı ............ ...Araba kullanabilmektir.
75 yaşında başarı .................Arkadaş bulabilmektir.
80 yaşında başarı ................ Pantolonuna işememektir.
Biz buna ÇAN EGRISI diyoruz!!... Prof..Dr.Albert Follanberg

3 Aralık 2007

Her Şeyi Biliyorum:))


İki velet karar vermişler ki, bütün büyüklerin hayatlarında sakladığı en azından bir büyük sır var. Bir tanesi bu varsayımı denemeye kalkmış...
— Anne ben her şeyi biliyorum.
Annesi;
— Tamam anladım, al şu 1 milyonu babana hiçbir şey söyleme..
Ufaklık çok memnun, babasına gitmiş...
— Baba ben her şeyi biliyorum!
Babası;
— Sus tamam, al su 5 milyonu, annene hiçbir şey söyleme.
Bizimki zevkten dört köşe, bütün büyüklere işleyen bir sistemi keşfetmenin keyfiyle...
Ertesi sabah kapı çalınmış postacı gelmiş:Ufaklık açmış kapıyı:
— Postacı Amca ben artik her şeyi biliyorum.
Postacı dizleri üzerine çöküp, kollarını iki yana açmış:
- Madem öyle gel bakalım baban sana bir sarılsın!...:)))

1 Aralık 2007

Uyuzuz:))

Trajikomik yaşanmış bir başka olay;:))
Adamın biri arabasıyla giderken yolda bir yolcu alır arabaya.... Adam arka tarafa biner.
Şoför;
— Eee hemşerim kimsin, nereye gidersin?
Yolcu;
— Ben Azrail’im. Canını almaya geldim!
Şoför alaycı bir tavırla;
— Sen mi Azrailsin? Yav, senin gibi Azrail mi olur hiç.
Yolcu sakin bir tavırla;
— Sen daha önce Azrail gördünmüde tarif ediyorsun.İnanmadın bana öyle mi?
— İnanmadım tabii!
— O zaman 200 metre ileride bir adam daha alacaksın.
Gerçekten de adamın dediği gibi şoför 200 metre ilerde bir yolcu daha alır. Ama yolcu ön tarafa oturur... Olaylar bundan sonra daha da enteresanlaşır. Şoför yanındakine;
— Eee sen kimsin, nereye gidersin?
Öndeki;
— Abi, beni merkezde bir yerde indirirsen çok sevinirim, adım…, der.
Şoför;
— Yav şu arkadaki adam bana Azrail’im diyo, görüyon mu ?Şu herifi! Hem iyilik ediyoz hem de dalgasını geçiyor zibidi!...
Öndeki arkaya bakar ama kimse yoktur.
—Abi arkada kimse yok ki!
Şoför hışımla arkaya bakar;
— Kör müsün be adam arkada oturuyor ya!
Öndeki arkaya bir daha bakar ve
— Abi senin kafan iyimi yoksa dalga mı geçiyorsun?
Bu kez arkadaki söze girer;
— Gördün mü? Öndeki beni ne duyabilir, nede görebilir..
Şoförün bir anda dizlerinin bağı çözülmüş, beti benzi atmıştır...
.Arkadaki şoföre;
— Hadi arabayı kenara çek 2 rekât namaz kıl canını alacam!
Şoför ağlamaklı çaresiz bir şekilde arabayı kenara çeker ve iner arabadan.
Sonra.... sonra mı???
“— Adamlar arabayı aldığı gibi kaçmışlar.))
Eee.. güzel memleketimizin insanları, uyanıkları ve icatları bitip tükenmek bilmiyor..Daha neler duyacağız yada okuyacağız kim bilir?”

Add to Google Reader or Homepage  Subscribe in a reader Powered by FeedBurner EkleBunu Sosyal paylaşım Butonu Subscribe with Bloglines Blog Directory Crude Humor Blogs - BlogCatalog Blog Directory Subscribe in NewsGator Online Add to The Free Dictionary

EL SANAT OUR BEAUTIFUL HOUSE&GARDEN

Information

Fıkra Sevenlere.. - Blogged Blog Directory - OnToplist.com

İzleyiciler

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails