11 Temmuz 2013

Ortaya Karışık....


-  Annemin damatları için yorumu: "Bütün öküzler de bizi buluyor, nasıl ot yetiştirdiysem artık."

-  Anne!! ben niye kimseyi sevemiyorum, bu şanssızlık, genetik mi? dedim.  O senin bireysel mallığın bizi karıştırma dedi. Hemen sustum.

- Elalemin çocukları birinci oluyor diyen anneme, bak analar neler doğuruyor, sende iş yok dedim, ardından terliği yedim, sustum.

 - Beş tane onluk verecekmiş gibi para               sayma sesi çıkartıp, şovunu yapıyorsun         sonra laps diye tek ellilik  veriyorsun ya,        yatacak yerin yok senin bankamatik.                                                                  

- Arap kanalında maç izliyorum. Spiker ne derse babaannem "amin" diyor.                                                                               

-  Eczaneden çıkarken "Tekrar bekleriz" lafı  ..?... Beddua değil de nedir abi? 

- Otobüste arkaya doğru yürüyelim diyen adama "yürümek isteseydik otobüse binmezdik"diyen genci tebrik ediyorum. 

- Hap yazma yutamam, şuruptan midem bulanır, iğneden de korkarım... diyen ergene "Muska mı yazayım "diyen doktora saygılar.

-"Derste hep aynı parmakları görüyorum" diyen hocama; değişiklik olsun diye orta parmağımı kaldırdım. Dersten attı, mağdurum da mağdurum!!.    

                           

Eşeğin Gölgesi..

                                                                                
Atina’da önemli bir tartışma yapılırken kürsüye Demostenes çıkar, ancak dinleyiciler sürekli kendi aralarında konuşmaktan  filozofu kimse dinlemez.
 Demostenes;   
 - Bir hikâye anlatıp ineceğim, der ve başlar anlatmaya:                                                                                                             - Uzun zaman önceydi, bir delikanlı Atina’dan  Megara’ya  gitmek için bir eşek kiralar. Eşeğini kiraya veren adamın da Megara’da işi olunca  beraber yola çıkarlar. Konuşa konuşa giderken öğle sıcağı bastırır ve biraz dinlenmek ,  öğle yemeği yemek için bir su başına çökerler. Ancak ortalıkta hiç gölgelik olmadığından eşeğin sahibi yemeğini alır ve eşeğinin gölgesine sığınır. Eşeği kiralayan genç buna içerler, ’Sen çekil gölgede ben oturacağım’ der. Beriki itiraz eder: ’Ben oturacağım, çünkü eşek benim.’ Delikanlı; ’ Ama ben eşeği kiraladım’ deyince, eşeğin sahibi; ’ Ben sana eşeği kiraladım gölgesini değil’ karşılığını verir ve aralarında kavga çıkar". Hikâyenin tam burasında Demostenes kürsüden iner ve dışarı yürümeye başlar. Dinleyiciler;                                                                                                             - Sonunda ne oldu, sonunu anlat!!  diye bağrışmaya başlayınca Demostenes kürsüye geri döner:
- Sizin için çok önemli bir konuda bir şeyler anlatmaya çalıştım, dinlemediniz. Şimdi ise eşeğin gölgesini merak ediyorsunuz. Ne fikrimi söyleyeceğim ne de eşeğin gölgesine ne olduğunu..." der.
 Kürsüden iner, yürür ve gider
.

30 Nisan 2011

Neden Geldin?

Temel ölünce öteki dünyanın görevlileri listeye bakar ve Temel'e:
- Ya, senin adın bu listede yok!! Sen neden geldin? Bugün ölmeyecektin yanlışlıkla ölmüşsün. Seni yeniden dünyaya göndereceğiz. Ama kurallara göre insan olarak gönderilemezsin artık!. Ancak istediğin bir hayvan olarak dünyaya dönebilirsin. Ne olmak istersin?
Temel biraz düşünür:
- Yunus paliğu olayım o zaman!!
Ve anında yunus balığı olarak dünyaya ışınlanır. Aradan 3 dakika geçmez ve Temel tekrar öteki dünyaya geri döner. Çok şaşıran görevli:
- Yine ne oldu ya? Biz seni şimdi gönderdik niye geldin ki?
Temel mahcup ve masum, mırıldanır:
- Yuzme bilmeyrum da!!, Boğuldum!


Ahır!!

Kiralık ev arayan Temel, tanıdık diye Dursun’un yanına gider. Emlakçı olan Dursun ona deniz kıyısında dubleks bir ev olduğunu müjdeler. Çok sevinen Temel:
- Kirasu ne kadardur ha puranun ?
Dursun :
- 2 milyar dur!! deyince, duyduklarına inanamayan Temel yeniden sorar:
- Ahıri varmi dur ?
Dursun bozulur:
- Oyle bir evde ahırin ne işu var dur da?
Sinirlenen Temel:
- Ha bu 2 milyari veren öçüz nerde yataçaktur da?

24 Nisan 2011

Sarışık

Barda o meşhur taburelerin birinde oturan kör adam, birden barmene dönüp bağırır:
- Hey! Bir sarışın fıkrası duymak ister misin?
Şen şakrak olan barmen birden susar.Ortamın sessizliğini kör adamın yanındaki  bozar ve fısıltıyla karışık dürter :
- Fıkrayı anlatmadan önce bilmen gereken bir şey var beyim!!. Öncelikle barmen sarışın, fedaisi de sarışın, üstelik ben de 1.95 boyunda, 200 kg ağırlığında, karatede kara kuşaklı bir sarışınım. Bununla birlikte yanımda oturan da 2.02 boyunda, 225 kilo ağırlığında sarışın da bir halterci. Senin sağındaki arkadaş ise 2.20 boyunda, 300 kg ağırlığında sarışın bir güreşçi. Bu konuda hala ciddi misin?.Bu fıkrayı yine de anlatmak istiyor musun, bayım?
Kör adam:
- Off!! Hayır!! En az beş kez açıklamak zorunda değilim ki!! Aaaa?!!

16 Nisan 2011

Sınıflama..

Oto galeri sahibi, düşünceli düşünceli başını sallayıp, karısına yakındı:
- Anlayamadım yahu! Üç ay önce yeni evli bir çifte, kelepir bir otomobil satmıştım. Aradan bunca zaman geçti, metelik göndermediler daha!!. Acaba başlarına bir şey mi geldi? Çok da dürüst ve sevimli insanlardı.
Bunun üzerine bir mektup daha yazıp, durumu hatırlatmaya karar verdiler. Ve üç gün sonra şu yanıtı aldılar:
- Sayın bayım... Evliliğimizin ilk gününde, oturup alacaklılarımızı üç gruba ayırdık:
1) En münasip zamanda alacakları ödenecek olanlar
2) Er geç alacakları bir gün ödenecek olanlar
3) Alacakları hiç bir zaman ödenmeyecek olanlar…
Gösterdiğiniz olağanüstü nezaket karşısında sizi üçüncü gruptan ikinci grup alacaklılar sınıfına geçirdiğimizi bildirir, saygılarımızı sunarız.


Limon suyu!!

Genç rahibelerden biri koşarak gelir ve baş rahibenin önünde diz çökerek;
- Değerli hemşire, sormayın başıma neler geldi...
- Neler geldi kızım?
- Arka bahçede çiçek topluyordum, nerden geldiyse, bahçıvanın oğlu ortaya çıktı ve maalesef bana...
- Hımmmm, peki kızım sen şimdi git, mutfaktan bir limon al, kes ve suyunu iç.
- Aaa, limon hamileliği önler mi?
- Hamileliği önlemez de, en azından suratındaki sırıtmanı engeller.




14 Nisan 2011

Sorunsal Faaliyetler!!

İstanbul Üniversitesi'nde (İÜ) 5 yıldır uygulanan fakülteler arası geçiş yasağının gerekçesini öğrenmek isteyen öğrenciler, bilgi edinme hakkını kullanarak, İÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’ne bir dilekçe verdi.
Öğrencisi oldukları Fen Edebiyat Fakültesi dışındaki fakültelere güvenlik görevlileri tarafından alınmadıklarını vurgulayan öğrencilerin verdiği dilekçeye, yetkililerden gelen yanıt mı?
- Üniversitemizde fakülteler arası geçiş yasağı uygulanmamaktadır!!
İşin bir başka alkış alan yanı da; dilekçeyi merkez kampüsüne vermesi gereken öğrencinin başka fakülteden olduğu için kaçak girme durumunda kalması..
Hukuk, İktisat ve Siyasal Bilgiler fakültelerinin bulunduğu Merkez Kampüse girmek istedikleri için 45 öğrenciye (Fen Edebiyat fakülteli) soruşturma açıldı. Öğrenciler bu duruma ne mi diyor?
-Bu yasak, kulüp faaliyetlerimizi baltaladı!!

12 Nisan 2011

Kedi!!

Kedi; Tanrı'dan, bir günlüğüne sahibinin yerine geçmek ister. Tanrı, kedinin isteğini kabul eder.Sabah uyandığında kendini evin erkeği olarak yatakta bulur ve günü insan olarak yaşamaya başlar. Akşam olduğunda Tanrı, kediyi çağırır, sorar:
- Ee...!?!  günün nasıl geçti? İnsan olmak hoşuna gitti mi?
Kedi yüzünü buruşturup başlar anlatmaya:
- Sabah tam kalktığımda yalanmak yerine aynanın karşısında bıçakla hiç gereği yokken elimi yüzümü kestim. Yetmiyor gibi otobüste yer olmadığı için yarım saat ayakta kaldım. Oysa kedi olsaydım bir yerlere sığışabilirdim. Sonra işyerinde patronum beni azarladı. Ama hiçbir şey yapamadım. Kedi olsaydım tırmığım ile haddini bildirirdim. Öğle yemeğinde ise haşlanmış sebze vardı. Tuvalete girmek için dakikalarca bekledim. Hâlbuki bir köşede işimi hemen halledebilirdim..
Tanrı şaşırır:
- Peki hiç beğendiğin bir şey olmadı mı?
Kedi, kötü kötü gülmeye başlar:
- Olmaz mı?! Komşunun köpeğini arabaya attığım gib kentin öteki ucuna götürdüm, okkalı bir tekmeden sonra orada bıraktım lavuğu!!



11 Nisan 2011

İçine Etmek!!!

Yaşlı kadın, yün satın almak için telaşla tuhafiyeciye girer:
- Köpeğime kazak örmek istiyorum beyefendi, kaç çile yün almam gerekir?
Tuhafiyeci, esnaf olmanın bildik edasıyla:
-  Valla!! Ne bileyim teyze? Köpeğinizin ne büyüklükte olduğunu bilmemiz lazım, onu buraya getirseniz..?./....
Lafı nereye getireceğini fark eden yaşlı kadın, hiç beklemez:
- Saçmalama!! Hoş bir sürprizin içine mi edelim şimdi..!






Add to Google Reader or Homepage  Subscribe in a reader Powered by FeedBurner EkleBunu Sosyal paylaşım Butonu Subscribe with Bloglines Blog Directory Crude Humor Blogs - BlogCatalog Blog Directory Subscribe in NewsGator Online Add to The Free Dictionary

EL SANAT OUR BEAUTIFUL HOUSE&GARDEN

Information

Fıkra Sevenlere.. - Blogged Blog Directory - OnToplist.com

İzleyiciler

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails